‘Bakara-makara’

Okunma Sayısı: 519    |    Yazı Tarihi: 02.09.2022


Türkiye’de demokratik laik düzen yerine, siyasal İslamın, talan ve yağmacı dinbaz molla egemen diktasını getirmek isteyen AKP’nin kurnaz taktiği, yıkmak istediği düzene karşı saldırısında anahtar rolü oynayan kurum ve kurulları, hemen kutsal kalkanı ardına saklayarak dokunulmaz kılmak, sonra da onu siyaset üstü gibi sunarak, eleştiriler karşısında mağdur gibi gösterip, kamuoyuna mazlum olarak sunmaktır.

Son olayda sanatçı Gülşen’in, tamamen söyleniş amacı dışına çekilen imam hatip (İH) ile ilgili sözleri yüzünden de şimdi böyle bir hava yaratılmaya uğraşılmakta, imam hatiplilerin din karşıtlarının baş saldırı hedeflerinden mağdurlar oldukları izlenimi yaratılmaya çalışılmaktadır.

AKP’nin tipik dinbaz kurnaz yöntemiyle geliştirdiği klasik bir taktiktir bu.

AKP, Türkiye’de ve dünyada İslamın savunucusu rolünde görülür, fakirin dostu, emekçinin yandaşı, mazlumun yoldaşıdır güya.

Bunların hiçbiri gerçek değildir. AKP, siyasal İslamın bütün önde gelenleri gibi Amerikan emperyalizminin, yardımcısı ve eşgüdümcüsüdür. Bunu kendi açıkça söylemektedir.

***

AKP İslamı savunuyor maskesi altında yağma ve talan düzenini, beşli çeteyi ve hempalarını korur, fakirin değil, talancı ve yağmacının destekcisidir. Emekçinin değil, beleşcinin dostudur. Adaletin yerine zulmü ikame ettiğinden, mazlumun değil, zalimin koruyucusudur.

AKP’nin bu politikasını yürütürken kullandığı baş enstrümanlardan biri de imam hatip okullarıdır.

Daha AKP, AKP olmadan önce de Türkiye’de AKP’siz, AKP politikasını oturtmaya çalıştığı dönemlerde de sultasını egemen kılmak için yerleştirmeye çalıştığı düzeninin arka bahçesi olarak gördüğü imam hatip okullarını hep bu amaçla kullanmıştır. İmam hatip mezunlarını, devlet mekanizması içinde, adliyede, poliste, orduda kilit noktalara getirerek düzeni ele geçirmek için, Aydınlanmacı laik demokratik düzene karşı saldırısında baş silahlarından biri olarak kullanmıştır.

Kamuoyunda bu oyun iyi anlaşılmaya başlandığı için İH’lere böylesine tepki duyulmaktadır.

Evet. AKP, ABD ile ortak projesi olan oyuna dahil ettiği Kenan Evren de dahil politikacıları da alet ettiği bu İH’ler oyunu yüzünden bu kuruluşlar toplumun tepkisini çeker hale gelmiştir.

İmam hatipler daha AKP, AKP olarak ortaya çıkmadan önce de Kenanizmin de işbirliğiyle, İH’leri Milli Eğitim’in gözbebeği kuruluşlar haline getirip, kendi arka bahçesi olarak kullanılmıştır. Daha sonra AKP, gerçek yüzüyle AKP olarak iktidara oturunca da imam hatiplere diğer okullarından daha fazla kaynak ve imkan sağlayarak, bunların saylarını artırarak, bakanlık içinde bu odaktan yetişmiş olanları köşe başlarına getirerek, politikasını sürdürürken, öğrencileri, istemedikleri halde ayak oyunlarıyla buralara yönlendirmeye çalışırken, velilerin tepkisini çekmiştir. 

İmam hatipler sorununa eğilir ve bunu çözmeye çalışırken, olayların bu yönünü de gözden kaçırmamak gerekir. 

Evet, imam hatipleri bir bütün olarak suçlamak, doğru değildir. İmam hatipten çıkmış, nice demokrat, laik, Amerikan emperyalizminin oyuna düşmeyecek kadar uyanık kişi vardır. İmam hatip okullarından yetişmiş ilerici kişiler de mevcuttur.

Ama İH’ler aynı zamanda AKP’nin saldırı silahı da olmuştur.

Oyunun bu yönünü de görmezden gelmeyelim. Ve unutmayalım ki AKP dini korumuyor, yağmayı talanı, Emre Hoca’nın 30 Ağustos tarihli yazısında da belirttiği gibi, yolsuzluğu koruyor.

AKP bu politikasını uygularken kutsal kalkanının ardına saklanmaya çalışıyor.

Oysa, AKP’nin kutsalı yoktur.

“Sallıyorum her gün birkaç tane Bakara, makara” diyeni baştacı edenin kutsalı mı olurmuş?

Geçiniz efendim, geçiniz!


ALİ SİRMEN İsimli Yazarın Diğer Yazıları