CHP Lideri Kılıçdaroğlu, TBMM'den Adalet Bakanlığı'na Yürüdü: Gerçekten Çok Öfkeliyim!

Okunma Sayısı: 1670    |    Haber Tarihi: 12.12.2022

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

-"Aile Bakanı açıklama yapıyor, '2 yıldır biz bu meseleyi biliyoruz' diyor. 2 yıldır! 2 gün değil, 2 ay değil. 2 yıldır bu meseleyi biliyorsunuz da, 2 yıldır ne yaptınız Allah aşkına, ne yaptınız siz! Ya yüzünüze gözünüze dursun ya! Sistematik bir tecavüz var, siz 2 yıldır bunu biliyorsunuz ve gıkınız bile çıkmıyor! Bereket versin gazeteciler var bu ülkede, olayı haber yaptılar da bizler de duyduk."

-"Bir de 'fotoroman' var. Polislerin elini kolunu bağlamış durumdalar. Polislerimiz bu olayları bilmiyorlar mı? Kim onların önüne engel olarak çıkıyor? Kim onların görevlerini yapmasına engel oluyor? Savcılar hangi gerekçeyle bu dosyaları kapatıyorlar? Güçlerini kimden alıyorlar? 6 yaşındaki bir evladımızın uğradığı bu haksızlık karşısında kimler suskunluğunu koruyor"

-"Bu haksızlığa dayanamıyorum. Hepimizin evlatları var. Biz devletin görev yapmasını istiyoruz. Devletin nefes almasını istiyoruz. Devletin haksızlığa karşı tahammül etmemesini, gizlememesini, haksızlığın üzerine gitmesini istiyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'li tüm milletvekillerini bugün olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantı yaklaşık 10 dakika sürdü. Daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve vekiller, Meclis'in Dikmen kapısından Adalet Bakanlığı'na doğru yürümeye başladı.


CHP lideri Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığı önünde, İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in, kızını 6 yaşındayken bir tarikat üyesiyle ‘imam nikahıyla evlendirmesine’ ilişkin yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

Değerli basın mensupları; gerçekten çok öfkeliyim. Böyle bir haksızlığı, böyle bir adaletsizliği kimsenin duymasını ve yaşamasını asla istemem. 6 yaşındaki bir çocuğa sistematik tecavüz edildi bu ülkede. Günlerdir bekliyorum, acaba bir ses verecek mi diye siyasal iktidar, bir ses verecek mi?

Konu parlamentoda dile getirildiğinde Aile Bakanı açıklama yapıyor, “2 yıldır biz bu meseleyi biliyoruz” diyor. 2 yıldır! 2 gün değil, 2 ay değil, “2 yıldır bu meseleyi biliyoruz” diyor. 2 yıldır bu meseleyi biliyorsunuz da, 2 yıldır ne yaptınız Allah aşkına, ne yaptınız siz! Ya yüzünüze gözünüze dursun ya! Sistematik bir tecavüz var ve siz 2 yıldır bunu biliyorsunuz ve gıkınız bile çıkmıyor! Bereket versin gazeteciler var bu ülkede, olayı haber yaptılar da bizler de duyduk.

Değerli arkadaşlarım, Adalet Bakanlığının önündeyiz. Adaleti sağlayacak olan kurumun önündeyiz. Adalet Bakanlığı sessizliğini koruyor. Aile Bakanlığının zaten ne yaptığını kimse bilmiyor.

Bir de “fotoroman” var. Polislerin elini kolunu bağlamış durumdalar.

Değerli arkadaşlarım, polislerimiz bu olayları bilmiyorlar mı? Kim onların önüne engel olarak çıkıyor? Kim onların görevlerini yapmasına engel oluyor? Savcılar hangi gerekçeyle bu dosyaları kapatıyorlar? Güçlerini kimden alıyorlar? 6 yaşındaki bir evladımızın uğradığı bu haksızlık karşısında kimler suskunluğunu koruyor ve ısrarla koruyor suskunluğunu?

Değerli arkadaşlarım; buraya bu evladımızın, bu kızımızın sesi olmak için geldim. Adalet istiyor bu kız. Bu bizim evladımız, bizim kızımız. Buradan bu evladımıza, bu kızımıza seslenmek isterim. 84 milyon insan, senin yüreğinle aynı acıyı paylaşıyor. Bu ülkenin sağcısı solcusu, inançlısı inançsızı, doğulusu batılısı, güneylisi kuzeylisi kim olursa olsun bu haksızlık karşısında tahammül edemiyor ve öfkeleniyor. Ben onların öfkesini dile getirmek için buradayım zaten. Bizler hep birlikte bu haksızlığa karşı mücadele etmek zorundayız.

Değerli arkadaşlarım, emin olun bu haksızlığa dayanamıyorum. Hepimizin evlatları var.

Ve biz devletin görev yapmasını istiyoruz. Devletin nefes almasını istiyoruz. Devletin haksızlığa karşı tahammül etmemesini, gizlememesini, haksızlığın üzerine gitmesini istiyoruz.

Adalet istiyoruz bu ülkede. Biz, adaletsizlik karşısında susanın dilsiz şeytanlar olduğu bir ülke olmak istemiyoruz. Artık siyasal iktidarın; polisin, savcının elini kolunu bağlamasını istemiyoruz.

Haksızlık mücadelesi var. Haksızlıkla ilgili olan tablo, bizim tahammül edeceğimiz bir tablo değil. Ülkenin bu kadar derdi varken, bu kadar büyük acılar yaşarken, siyasal iktidarın hala ve hala görevini yapmaması, devlet aygıtını çalıştırmaması tahammül edilecek bir durum değildir. Devletin nefes alması ve devletin kurumlarının çalışması lazım. Önündeki tek engel, bu siyasi otoritedir.

Açık ve net söylüyorum; devleti yönetemiyorlar, haksızlıkları sindirebiliyorlar. Ne demek ya, ne demek ya “2 yıldır biz bu meseleyi biliyoruz”! Ne demek Allah aşkına ya, ne demek “2 yıldır biz bu meseleyi biliyoruz”! 2 yıldır kimin arkasına saklandınız? 2 yıldır kimlerle fotoğraf çektirdiniz? 2 yıldır fotoğraf çektirdikleriniz mi size aman bu olayı kapatın diye baskı kuruyorlar? Devlet baskıların altında görev yapamaz. Devlet dediğiniz kuruma saygınlık kazandırmanız lazım. Adalet Bakanlığının önüne gelmemin temel nedeni budur zaten.

Adalet istiyoruz. Kızımız için de adalet istiyoruz. Evlatlarımız için de adalet istiyoruz.

Teşekkür ederim değerli basın mensupları…


Bu Kategorideki Diğer Haberler