CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Çanakkale Millet Buluşması”na Katıldı

Okunma Sayısı: 5335    |    Haber Tarihi: 12.04.2023

CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu:

-“Size sözüm söz, 16 cumhurbaşkanlığı uçağını satacağım, yangın söndürme uçakları alacağım. Bizim öyle lükse falan ihtiyacımız yok. Cumhurbaşkanı dediğiniz mütevazıdır, halkını düşünür, Türkiye’deki paralarını yandaşları aracılığıyla Amerikalılara göndermez.”

-“Beşli çeteler beni istemezler. Beşli çeteler engellemek isterler. Beşli çeteler aman ha sakın Kılıçdaroğlu olmasın derler. Size sözüm, beşli çeteler değil beş binli çeteler olsa da kul hakkı yiyenden hesabını soracağım. Fakirin, fukaranın hakkını yiyenden hesabını soracağım. O beşli çeteler hazırlıklı olsunlar. ‘Efendim malımızı, mülkümüzü, paramızı yurtdışına gönderdik, Kılıçdaroğlu onu getiremez…’ Getireceğim, getireceğim, son kuruşuna kadar getireceğim o paraları ve bu millete vereceğim.”

-“Devletin hortumlarını birilerine değil, beşli çetelere bağlamazsanız Türkiye zengin bir ülke. Düşündüğünüzden daha zengin bir ülke. Soya soya bitiremediler zaten. O soygunları bitireceğim. Hiç endişe etmeyin tamamını keseceğim.”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Çanakkale’de gerçekleştirilen Millet Buluşması’na katıldı, Çanakkale Belediyesi Hizmet Binası açılış kurdelesini kesti.

CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet Buluşması'nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Teşekkür ederim. Yağmur yağıyor, güzel bir yağmur. Bereketli olsun. Söz veriyorum, sana söz Çanakkale, iktidar olacağız iktidar! Sana söz Çanakkale bu ülkeye huzuru getireceğim, barışı getireceğim sana söz Çanakkale.

Teşekkür ederim gençler. Güzel bir atmosferdeyiz, yağmur çiseliyor. Uzun süre yağmurun altında kalmanıza gönlüm izin vermiyor. Ama şunu bilmenizi isterim; gerçekten de bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz, gerçekten de bu ülkede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, gerçekten de bu ülkeye huzuru, gerçekten de bu ülkeye işi aşı getireceğiz. Hiçbir anne acaba çocuğumun beslenme çantasına ne koyacağım diye düşünmeyecek. Okulda arkadaşlarıyla beraber suyunu, sütünü, yemeğini yiyecek, sosyalleşecek. Hiçbir anne evladını okula gönderirken asla düşünmeyecek.

Emekliler... Hiç merak etmeyin emekli kardeşlerim. 2015 tarihinden bu yana, ‘emeklilere asgari ücret kadar Ramazan ve Kurban Bayramında birer maaş ikramiye verilsin’ dedim. Yapmadılar. Eksik yaptılar. Göreceksiniz önümüzdeki Kurban Bayramında, emeklilerin emekli aylığı ve bu sefer ödenmeyen parası 15 bin lira olarak banka hesaplarına yatacak. ‘Yapamaz’ diyorlar değil mi? ‘Sen istismar ediyorsun’ diyorlar değil mi? Bay Kemal’i tanımıyorlar. Bay Kemal söz verdi mi mutlaka yapar. İki maaş ikramiyeyi de diyorlardı parayı nereden bulacaksın diye. Vermek zorunda kaldılar. Vereceğiz. Emekliye hak ettiği bayram ikramiyesini vereceğiz. Torunlarıyla beraber, evlatlarıyla beraber huzur içinde o da emekli ikramiyesini alacak. Hiçbir ailede yoksulluk sınırının altında gelir alınmasına izin vermeyeceğim. Her ailenin asgari gelir güvencesi olacak. Sana söz kazanacağız. Evet Çanakkale sana söz kazanacağız. Beraber kazanacağız, birlikte kazanacağız.

Gençler, en büyük şikayetinizin torpil olduğunu biliyorum. Hakkınızın elinizden alındığını da biliyorum. Ama size sözüm söz; devlette liyakati sağlayacağız ve sözlü sınavı kaldıracağız, KPSS'den ne aldıysanız atamasını yapacağız. Dolayısıyla sevgili gençler, meraklanmayın aşınız olacak, işiniz olacak. Sizin çalışmanız için her türlü çabayı göstereceğiz. Ve size bir sözüm var, sizin hayalleriniz Bay Kemal'in hedefi olacak.

Atama bekleyen öğretmenler, atama bekleyen sağlıkçılar, atama bekleyen teknik personel. Tamamını çözeceğim. Bir sözüm var, onu burada tekrar edeyim, Cumhuriyetin 100. yılında 100 bin öğretmenin atamasını yapacağız. Bütün köylerdeki okulları yeniden açacağız. Ferhat ile Şirin’in buluştuğu gibi öğretmenle öğrencisini buluşturacağım. Hiçbir anne-baba çocuğumu kentteki okula göndereyim diye köyünü terk etmeyecek.

Ayrıca tarımın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Her gün en az iki kez, üç kez yemek yemek zorundayız. Eğer buğdayı dışarıdan alıyorsanız, arpayı dışarıdan alıyorsanız, yulafı dışarıdan alıyorsanız, yemi dışarıdan alıyorsanız, gübreyi dışarıdan alıyorsanız onların utanmaları gerekiyor. Tamamını Türkiye’de üreteceğiz. Hiçbir çiftçiyi, hiçbir üreticiyi tarlaya, toprağa küstürmeyeceğiz.

‘Ben Kemal geliyorum’ diyor. Meraklanmayın geleceğiz. Ben Kemal geleceğim ve Türkiye’nin bütün sorunlarını çözeceğiz. El birliğiyle çözeceğiz.

Az önce iki belediye başkanımızı dinlediniz. Birisi Ankara’nın Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş, diğeri Avrupa’nın en büyük metropolünün Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu. Beraber yola çıktık. Onlar da göreceksiniz kendi kentlerine ve bütün belediyeler ayrımcılık yapmadan hizmet nasıl verilir Cumhurbaşkanı Yardımcısı olduğunda göstereceklerdir. Beraberiz, birlikteyiz, birlikte mücadele edeceğiz. Birlikte mücadele güç demektir, kuvvet demektir, iradenin güçlü olarak ifade edilmesi demektir. Bundan da emin olmanızı isterim.

Çanakkale… Burayı iyi dinleyin, bu bölümü iyi dinleyin. Çanakkale’deyiz. Çanakkale’nin bizim tarihimizde ne kadar önemli olduğunu ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz. Çanakkale'yi geçilmez kılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve orada yatan binlerce şehidimiz. Çanakkale aynı zamanda Milli Kurtuluş Savaşımızın önsüzüdür. Çanakkale, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğini pekiştirdiği bir savaştır. Ve 1915, Çanakkale’yi geçilmez kıldılar. Yedi düvel geldi ama bir tek gemi, bir tek düşman askeri dahi Çanakkale Boğazını aşamadı. Aradan 3 yıl geçti, yani 1918. 3 yıl sonra tek kurşun atılmadan aynı düşman gemileri Çanakkale Boğazını geçtiler ve Dolmabahçe'de demirlediler. Bir adamın, tek adamın, tek bir insana verilen yetkinin ülkeyi hangi hale sürükleyeceğini bilmeniz için bunu anlattım. Milli Kurtuluş Savaşını vereceksiniz, Çanakkale önsöz olacak ilk mücadeleyi vereceksiniz. Binlerce evladımız kucak kucağa orada yatıyor. Hiç kimse ayrımcılık nedir bilmiyor, kucak kucağa yatıyorlar, mücadele ediyorlar. Ama bir kişi çıkıyor, ‘ben anlaşmayı imzaladım hepiniz Çanakkale’yi geçip gelip İstanbul’u işgal edebilirsiniz’ diyor ve gelip işgal ettiler. O nedenle biz tek adam rejimine karşıyız, bu ülkenin çıkarları için tek adam rejimine karşıyız. Bir ülke, Milli Kurtuluş Savaşı'nı veren bir ülke, bir kişiye teslim edilemez. O nedenle karşıyız.

Bir şey daha. Zaman zaman bizi suçluyorlar değil mi? ‘Vay teröristler, vay şunlar, vay bunlar vs. vs. vs.’ Şunu herkes çok iyi bilsin. CHP'nin iki kırmızıçizgisi var; bayrağımız ve vatanımız. Ama onlar, tek adam rejimi onların ne yaptığını gayet iyi biliyorum. Bakın gençler burayı iyi dinleyin. Süleyman Şah Türbesini kaçırdılar. Bu Suriye sınırları içerisinde bulunan Süleyman Şah Türbesi. Bu türbeyi -10 bin dönümlük bir alan- terör örgütünden kaçtılar, bayrağımızı indirdiler ve vatan topraklarını terk ettiler. Bunu yapanlar asla ve asla milliyetçi olamazlar. Bunu yapanlar asla ve asla vatansever olamazlar. Benim bu millete sözüm var. Allah nasip eder sizlerin oylarıyla iktidar olduğumuzda göreceksiniz, Süleyman Şah Türbesini vatan toprağına geri götüreceğiz ve bayrağımızı dikeceğiz oraya. Bizim milliyetçiliğimiz onlarınki gibi lafta değil. Bizim milliyetçiliğimizi öğrenmek istiyorlarsa rahmetli Ecevit'e bakacaklar. Milliyetçiliğimizin Akdeniz’de nasıl olduğunu, Beşparmak Dağlarında nasıl olduğunu herkes biliyor zaten.

Bir şey daha. Dünyada hastanesi olmayan tek ordu bizim ordumuz. Hastanelerini elinden aldılar. Bir ordunun hastanesi yoksa ciddi sorun var demektir. GATA’yı elinden aldılar, askeri hastaneleri kapattılar. Bir hafta, bir hafta… Göreceksiniz bir hafta içerisinde GATA'yı açacağız, askeri hastaneleri açacağız. Şanlı ordumuza teslim edeceğiz. Biz onlar gibi değiliz. Biz ordumuzun bu coğrafyada ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Onlar ne yapıyorlar ben gayet iyi biliyorum. Kime hizmet ettiklerini de gayet iyi biliyorum. Ama meraklanmayın ama asla ve asla ayın 14’ünde bugün işim var sandığa gidecek miyim gitmeyecek miyim diye düşünmeyin. Sandığa gidin, oyunuzu kullanın ve oyunuza sahip çıkın. Bir şeyden emin olun, sandıkların tamamına da sahip çıkacağız hiç endişe etmeyin.

Kırsalda çalışan gençler ve kadınlar. Unutmasınlar kırsalda çalışan gençler ve kadınlar, balıkçılar; bunların sosyal güvenlik primlerini devlet olarak biz ödeyeceğiz. Dolayısıyla toprakta çalışıyor musun, üretiyor musun, kazanacaksın. Sen kazanırsan Türkiye kazanacak, sen kazanırsan buğday ithal etmeyeceğiz, sana vereceğiz parayı sen kazanacaksın, sen üreteceksin. Senin sosyal güvenlik primini devlet olarak biz ödeyeceğiz. Dolayısıyla yeni bir iklimi bu ülkeye getireceğiz. Yeni bir iklimin özelliği şu; sokakta, caddede karşılaştığımız insanlara tanımasak bile selam vermesini ihmal etmeyeceğiz. Kucaklaşacağız. Ayrılmadık, ayrışmayacağız. Onlar ayrıştırmaya çalışıyorlar, biz ayrışmayacağız. Onlar ikilik yaratıyorlar, biz bir olacağız. Bayrağımızın altında, vatanımızda bir olacağız, beraber olacağız. Ne derlerse desinler, ne yaparlarsa yapsınlar. Bakın hâlâ ne yapacaklarını söylemediler. Biz ne yapacağımızı biliyoruz. Neyi nasıl yapacağımızı biliyoruz.

Bir şey daha. İklim değişikliği var. Biliyorsunuz yaz aylarında bütün Akdeniz havzasında ciddi orman yangınları çıkabilir. Ve bunun için yangınları söndürecek uçaklara ihtiyacımız var. Türk Hava Kurumunun bunu yeteri kadar yapamadığını, yaptırmadıklarını da biliyoruz. Size sözüm söz Çanakkale, söz; 16 cumhurbaşkanlığı uçağını satacağım, yangın söndürme uçakları alacağım. Bizim öyle lükse falan ihtiyacımız yok. Cumhurbaşkanı dediğiniz mütevazıdır. Cumhurbaşkanı dediğiniz halkını düşünür. Cumhurbaşkanı dediğiniz Türkiye’deki paralarını yandaşları aracılığıyla Amerikalılara göndermez. Laf arasında şunu da söyleyeyim, bir parantez açayım; o Amerika’ya, İngiltere’ye gönderdikleri paraların tamamını getireceğim ve bu millete vereceğim.

Beşli çeteler beni istemezler. Beşli çeteler engellemek isterler. Beşli çeteler aman ha sakın Kılıçdaroğlu olmasın derler. Size sözüm, Çanakkale’ye sözüm, beşli çeteler değil beş binli çeteler olsa da kul hakkı yiyenden hesabını soracağım, hiç kimse endişe etmesin. Fakirin, fukaranın hakkını yiyenden hesabını soracağım. O beşli çeteler hazırlıklı olsunlar. ‘Efendim malımızı, mülkümüzü, paramızı yurtdışına gönderdik, Kılıçdaroğlu onu getiremez…’ Getireceğim, getireceğim, son kuruşuna kadar getireceğim o paraları ve bu millete vereceğim.

Dolayısıyla sevgili Çanakkaleliler, sizden isteğim. Diyorlar ki, ‘efendim biz nasıl çalışalım?’ Çok basit. Geçmiş dönemde hiç kimseyi kırmadan, dökmeden eğer AK Partiye veya diğer partilere oy veren bir vatandaşımızı ikna ederseniz. Memleket şu halde ve düzelmesi lazım. Kavgadan bıkmadık mı, bu kavganın bitmesi lazım. Birbirimizin kimliklerini sorgulamaya başladık. Birbirimizin inancını sorgulamaya başladık. Birbirimizin yaşam tarzını sorgulamaya başladık. Bu doğru değildir, herkesin inancı, herkesin kimliği bizim başımızın üstüne. Herkese saygı duymamız lazım. Komşu komşunun külüne muhtaçtır diye bir hasletten geliyoruz, bir gelenekten geliyoruz. Şimdi komşuyu komşuya düşman ettiler. Barıştıracağım. ‘Komşu komşunun külüne muhtaçtır’ evet. Komşu iyi geçinmek zorundadır evet. Dolayısıyla bunların tamamını yapacağız. Dolayısıyla size düşen görev insanları ikna etmek, sandığa getirmek ve oy kullanmalarını sağlamak. Dolayısıyla bunu yaptığınız zaman en büyük çalışmayı gerçekleştirmiş olacaksınız.

Bizim belediye başkanlarımız büyük başarılar elde ettiler, çalışıyorlar. Onlarla ilgili de çok ama çok şey söylendi. Sosyal yardımlar kesilecek dendi, kesilmedi. Yine söylüyorlar, Kılıçdaroğlu’na oy vermeyin, gelirse sosyal yardımlar kesilir. Hayır efendim, beşli çetenin hortumları kesilir sosyal yardımlar aynen devam eder. Devletin parasını, fakirin, fukaranın parasını vereceksin, hortumlayacaklar, Bay Kemal seyredecek. Yemezler! Hak neredeyse, adalet neredeyse Bay Kemal de orada olacak, hiç endişe etmeyin.

Hakkın, hukukun ve adaletin gelmesi bizlere bağlı. Bizler çalışırsak bunlar olacak. Biz günün 24 saati çalışıyoruz. Altı lider bir aradayız. Dolayısıyla beraber mücadele edeceğiz. Türkiye’nin yeni bir atılıma ihtiyacı var. Türkiye’nin büyümeye ihtiyacı var. Türkiye’nin kalkınmaya ihtiyacı var. Türkiye’nin katma değeri yüksek ürün üretmeye ihtiyacı var. Bütün bunların tamamının olması lazım. Ben sadece bunları vaat etmiyorum. O rüşvet alan, parasal işlere katılan, yurtdışına büyükelçi olarak atanan, onların tamamını getireceğiz. Rüşvet alandan büyükelçi olur mu Allah aşkına?

Bakın bir şey daha. İlk bir hafta içinde siyasi ahlak kanununu meclise getireceğiz. Öyle iş takipçiliği yapan, malı götüren milletvekili olmayacak. O defteri tamamen kapatacağız. O nedenle istemiyorlar Bay Kemal’i. Gelir de bizim hortumları keser. Kim olursa olsun, halkın cebine hortum bağlıyorsa onun hortumunu keseceğim, hiç endişe etmeyin.

Son olarak şunu da ifade edeyim. Dünyanın en güzel kentlerinden birisi aslında Çanakkale. Olağanüstü güzel. Kaz Dağları’nız var olağanüstü güzel. Doğa harikası aslında. Tarihsel açıdan baktığınızda da bütün o güzellikleri orada görmek mümkün. Çanakkale’nin insanı çalışkan, özverili. Gerçekten de emek harcıyor. Emeğinin karşılığını yeteri kadar alamıyor. Ama onun da olması lazım, ona da verilmesi lazım. Emeğinin karşılığının verilmesi lazım. Alın terinin ne kadar değerli olduğuna siyaset kurumunun değil, aslında vicdani olarak hepimizin karar vermesi lazım. Alın teri değerlidir, emek değerlidir. Havadan para kazanmak değil çalışarak para kazanmak gerekiyor. Gencecik evlatlarımız yurtdışında geleceklerini arıyorlar. Acaba yurtdışına gidersem daha iyi bir hayat standardı yakalayabilir miyim diye. Şimdi düşünün, neden gençler yurtdışını istiyor? Araştırdım. Gençler diyor ki, bu asgari ücretle ne bir ev sahibi olabilirim, ne araba sahibi olabilirim. Ama diyorum ki, hiç merak etmeyin, iktidar değiştiğinde göreceksiniz ücretleriniz yüksek olacak, iyi gelir elde edeceksiniz, kısa sürede araba, belli bir zaman diliminde de ev sahibi olacaksınız. Kendi ülkenizde çalışacaksınız, kendi ülkenizde üreteceksiniz, kendi ülkenizde kazanacaksınız. Ve Türkiye, dünyayla rekabet eden bir ülke haline gelecek, söz veriyorum. Birilerinin peşinde değil, dünyayla rekabet eden bir ülke haline geleceğiz. Samandağ’dan başlayıp Mersin’e kadar olan havzayı Akdeniz’in en büyük üretim merkezi haline getireceğiz. Katma değeri yüksek ürün üretilecek orada. İstanbul’un nüfusu 5 yıl içinde 2,5 milyon azalacak, çünkü insanlar bu bölgelere gelecekler. Erzurum başta olmak üzere tarım ve hayvancılık özel ekonomi bölgeleri oluşturacağız. Bununla ilgili de yakında sizlere video aracılığıyla ayrıntıları vereceğim. Göreceksiniz Türkiye’nin bütün sorunlarını biliyoruz, hepsini biliyoruz, hepsini çözeceğiz. Bilgimiz var, birikimimiz var, gücümüz var, gücü sizden alıyoruz başkalarından değil. Güç halktır, sizsiniz.

Sizlere tekrar buraya kadar geldiniz, bizi dinlediniz. ‘Kaz Dağları’nı koruyacağım söz ver’ diye bir pankart var burada. Sadece Kaz Dağları’nı değil, bu ülkenin bütün güzelliklerini koruyacağız. Doğayı tahrip etmeyeceğiz. Asla ve asla doğanın tahrip edilmesine izin vermeyeceğiz. Adalet varsa adalet sadece insanlar için değil, Yüce Yaradan’ın yarattığı bütün canlılar için de adalet olması lazım. Kurdun, kuşun da hakkı vardı. Dolayısıyla adaleti böyle düşünüyoruz ve adaleti sağlayacağız.

Astsubayların sorunlarını biliyorum, polis arkadaşlarımızın sorunlarını biliyorum. Onların ne kadar büyük sıkıntı yaşadıklarını biliyorum.

 EYT'lilere söyledim, en sonunda EYT’lilerin hakkını teslim ettiler. Ne diyorlardı? Olamaz diyorlardı, veremeyiz diyorlardı. Demek ki, Bay Kemal tamamını biliyor, hangi sorunun ne zaman çözüleceğini biliyor. Devletin hortumlarını birilerine değil, beşli çetelere bağlamazsanız Türkiye zengin bir ülke. Düşündüğünüzden daha zengin bir ülke. Soya soya bitiremediler zaten. O soygunları bitireceğim. Hiç endişe etmeyin tamamını keseceğim.

Sağ olun, var olun diyorum. Hepinize en içten sevgiler, saygılar sunuyorum. Hoşça kalın diyorum. Endişe etmeyin diyorum, sandığa gitmeyi ihmâl etmeyin diyorum. Sandığa gidin, oyunuzu kullanın. Türkiye'nin kaderini değiştireceğiz.

Emekli kardeşim, sana zam yapıyorlar, akılları yeni başlarına mı geldi? Hayır. Senin oyunu almak için yapıyorlar. Ama sana yapıyorlar 50 lira zam, domatese, pazara yaptıkları zam senin maaşından daha fazla. O yüzden geçinemiyorsun. Çözeceğiz. Senin emekli aylığın asgari ücretin çok üstündeydi, onun altına düştü onu da biliyorum.

Gençler meraklanmayın! Geliyoruz, beraber geleceğiz, birlikte!

Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum, sağ olun, var olun.”


Bu Kategorideki Diğer Haberler

Cumhuriyet Halk Partisi 100 Yaşında
Haber Tarihi: 09.09.2023
CHP Parti Meclisi Açıklaması
Haber Tarihi: 06.06.2023