Sıra geldi, ülkenin elektrik otoyolu TEİAŞ’nin üzerine çökmeye...

Okunma Sayısı: 3619    |    Yazı Tarihi: 12.07.2021


Biraz daha yazı tatili yapabilirdim ama bir dostum kışkırttı: Yahu ülkenin elektrik otoyolu elden gidiyor sen ense yapıyorsun...

Ense falan yaptığım yok tabii.. Olan bitenleri yakından izlemek bile, insanın tatilini zehir edecek nitelikte, her şeyi izliyor okuyor, dünyaya bakıyorum. Bu nasıl tatil!.. Evet, buradan başlayalım, iktidar saraylara maraylara harcayacak para kalmayınca, ülkenin geride kalmış en değerli kuruluşlarından TEİAŞ’yi özelleştirme kapsamına aldı. Türkiye Elektrik İletim AŞ, ülkenin elektrik otoyolu. Tüm ülkeyi bir ağ gibi kapsıyor. Her kent her köy... yüksek elektrik hatlarıyla donatılı.

Türk Telekom’un başına gelenler

TEİAŞ bir kamu tekelidir. Muazzam bir örgütlenmeye ve bilgi birikimine sahiptir. Geçen yıl kazancı 4.64 milyar TL. 

Ülkenin iletişim otoyolu ise Türk Telekom’du. O da özelleştirilmişti. 6.5 milyar dolara, gayet ucuza Oger’e peşkeş çekilmişti ve başına gelenler pişmiş tavuğa benzer. Oger tüm kâr paylarını transfer etmiş, Türkiye’de bankalara olan borcunu ödemeden kaçıp gitmişti. Şirketin şimdi yüzde 55’i alacaklı bankalara ait. Hazine’nin payı yüzde 25. Ayağa kalkmaya çalışıyor ama AKP’nin de çiftliği olmayı sürdürüyor.

İletişim otoyolunun peşkeşinden sonra sonra şimdi sıra elektrik dağıtım otoyolunda.

Biliyorsunuz, bu iktidar, elektrik dağıtımını bölge bölge özelleştirmişti. İddiaları “elektrik dağıtım bölgelerinde varlıkların daha verimli işletileceği, maliyetlerin ve kayıp-kaçağın düşürüleceği, arz güvenliğinin sağlanacağı ve kalitenin artacağı” idi.

Faturalarınıza, elektrik kesintilerine bakın, durumu anlayın. Giderek her geçen yıl daha pahalı bir elektrik faturası önümüze geliyor. Dağıtımı alan şirketler borçlu ve iktidar zam üzerine zam yapıyor.


Kalp ve beyin gidiyor

Elektrik Mühendisleri Odası diyor ki: “TEİAŞ’nin özelleştirilmesinin anlamı ülke çıkarları, güvenlik ve geleceğimiz açısından kritiktir. Çünkü TEİAŞ sadece iletimden değil, şebeke verimliliğinden, planlamasından, projeksiyonlardan, ikili anlaşmalardan, sisteme dair her türlü altyapı ve ikincil mevzuattan da sorumludur. Yani TEİAŞ’nin özelleştirilmesi demek, elektrik sisteminin kalbinin ve aklının da özelleştirilmesi demektir.”

Özelleştirme İdaresi, TEİAŞ’nin halka arz edileceğini söylüyor. Bu da bir numara, ancak yüzde 10-15 gibi bir kısmını arz ederler, (Türk Telekom’da da öyle olmuş yüzde 15’i borsada satılmıştı.)

Çoğunluk hissesi kamuda kalacakmış. Bu açıklama da eleştirileri “yatıştırmak” için. Belli ki yine çoğunluk hissesini satacaklar. Çünkü o kısmı para eder. TEİAŞ’yi Türk Telekom’un yaşadığı felaket bekliyor.

Bölge bölge mi satarlar, birim birim mi, kent kent mi, bilmiyoruz. Enterkonnekte sistemin yapısal bütüncüllüğünü, ülkenin kamusal yararını düşünerek yapılan planlamaların sonu gelecek. Alacak şirket veya şirketlerin kamu yararını gözeterek hareket edeceğini sanmak, aptallıktır; kâr maksimizasyonu işleyecek.

İktidarın bu özelleştirmeden elde edeceği paranın nasıl harcanacağı konusunda, bugüne kadarki özelleştirmelerden elde edilen büyük paraları nasıl çarçur ettiğine bakarak, minicik bir şüphesi olan var mı?

Ağızları sulandıran özellik

Sen ense yap, TEİAŞ gidiyor diyen uzman dostum çok önemli bir noktanın altını çiziyor:

“TEİAŞ’nin elindeki havai hatların ülkede ulaşmadığı yer yok. Bu hatlar üzerinden, müthiş bir geçiş hakkı da TEİAŞ’ye ait. Bir havai hatta, en tepedeki tel, yıldırım için konulan toprak telidir. Bunun altında da üç tane trifaze elektrik iletim hattı bulunur. Günümüzde, yenilenen her hatta, bu toprak tellerinin içinde bir de fiberoptik kablo (en azından 7 kıl) bulunmakta. Bu fiberoptik kablo üzerinden o hattın uzaktan yönetimi yapılmakta. Ancak, o fiberoptiğin öyle bir kapasite fazlası var ki, her Telekom şirketinin ağzının suyunu akıtır.

Her yerleşim yerine ulaşan, hazır döşenmiş, olağanüstü bir iletişim kapasitesi. Çok merak ediyorum. Bunu Telekom şirketlerine kiralamayan TEİAŞ, özelleşip güzelleşince, bu kapasitenin kullandırılması ile elektrik iletiminden kazandığı paraya oranla ne kadar daha kazanacak?”

Yani TEİAŞ çok önemli bir özelliğini kullandırıp para kazanmıyor. Satılınca şirketler, altın yumurtlayan bir makine elde edecekler.

Elektrik iletişim hatları tekel, yani elektrik otoyolu dedik.

İktidar paralı otoyollar yapıyor. Fakat bu otoyolların alternatifleri var, parasız devlet yolları. Diyor ki dostum: “Otoyollarda nasıl bedelsiz bir devlet yolunu alternatif güzergâh olarak göstermeden bir yolu paralı otoyol yapamıyorsanız, elektrik ve demiryolu ağında da benzeri olmalı”. Akıllarının ucuna bile gelmez.

*******

Cumhuriyetin 70.2 milyar dolarlık malını sattılar, peki ekonomi niye çöktü?

TEİAŞ’ın, yani ülkemizin elektrik iletim otoyolunun, tıpkı TürkTelekom gibi özelleştirme kapsamına alınması, bu özelleştirmelerin Türk ekonomisine kaça patladığını, ekonomiye ne katkısı olduğunu da tartışma gündemine sokuyor.

Bu iktidar ne demişti, CHP tek parti iktidarı ve kendisinden önceki Cumhuriyet hükümetleri için: Dikili ağacınız yok!

Yanıtınızı biliyorum ama ben belirteyim: Sizler Cumhuriyetin dikili ağaçlarını bile söktürüyorsunuz; millet ağacına, ormanına, suyuna, toprağına sahip çıkmak için size karşı ülke çapında direnç içinde...

Neyse... Ama TEİAŞ, Cumhuriyetin en büyük dikili ağaçlarından biridir. Tıpkı TürkTelekom ve diğer sattıklarınız gibi.. Onlar olmasaydı, onları satmasaydınız, iktidarınız çoktan çöküp gitmişti. Hele 2013’ten sonra, seçim kazanamazdınız...

NEDEN 2013 DEDİM?

O yıl, özelleştirmelerin rekor yılıdır. 12 milyar 486 milyon dolar özelleştirmelerden sağladı AKP! İyi para! O yıl, ağırlıklı olarak enerji sektörünün özelleştirilmesinden büyük gelir elde ettiler..

Zaten iktidara gelir gelmez Cumhuriyetin dikili ağaçlarına göz diktiler, kendilerinin para/değer yaratamayacaklarını bildikleri için, harcama yapacakları paranın kaynağını biliyorlardı, Cumhuriyetin malı mülkü!

2005’te 8 milyar 222 milyon dolarlık (Tüpraş’ın da içinde olduğu);

2006’da 8 milyar 96 milyon dolarlık, (Türk Telekom’un da peşkeş çekildiği yıl) gelir.

Aradaki yıllarda 2-4 milyar dolarlık satışları dikkate almazsak, 2008’de 6 milyar 259 milyon dolarlık Cumhuriyetin “dikili ağaçlarını” satarak kendilerine harcama gelirleri yarattılar.

2013’ten sonraki yılda da 2014’te çok iyi bir Cumhuriyet mirası yediler: 6 milyar 266 milyon dolar..

Tabii sattıkları arasında Cumhuriyetin dikili ağacı Petkim de var: 2007’de 2 milyar dolar...  Sözlerini 17 yıldır yerine getirmeyen ve Türkiye’nin kendi alanında, ülkenin dışa bağımlılığını sona erdirecek üretim alanlarına geçmeyen, sözlerini yerine getirmeyen... 

DİKİLİ AĞAÇLAR

Tamamı 70.2 milyar dolar. Bunun 5-6 milyar dolarını, kendilerinden önceki iktidarlara paylaştırabiliriz.

Milletin karşısına çıkardıkları kendi “dikili ağaçları” nedir diye bakıyorsunuz: otoyollar, duble yollar, İstanbul havalimanı ve havaalanları, iki büyük köprü, Avrasya Tüneli, şehir hastaneleri... Lise kapsamlı onlarca devlet üniversitesi...

Elden çıkardıklarına bakın, yaptıklarına bakın, karşılaştırın. Cumhuriyet tamamen üretici bir ekonomi inşa ediyor.

Onlar, bunları satıyor, daha çok tüketici ve altyapı tesislerine (görülür yapılar) yöneliyorlar.

Türkiye sanayisinin gelişmesinin önünü kesiyorlar, sanayi -ağır sanayi- ileri teknoloji alanını geliştirmiyorlar.

Bir zamanlar sanayinin payının milli gelirde oranı 23’lerde iken, 20’lerin altına, 16’lara kadar düştü.

HEPSİ CUMHURİYET SAYESİNDE

Yukarıda saydık ya, köprüler, havayolları, tüneller vb., tüm bunlar, aslında Cumhuriyetin sattıkları dikili ağaçlarının dönüşmesi, biçim değiştirmesidir.

70 milyar dolarlık mal satımı köprülere dönüştü. Yani tüm yaptıkları da aslında Cumhuriyet sayesinde, Cumhuriyetin dikili ağaçları sayesinde gerçekleşti.

Diyecekler ki İHA’lar vb..  Savunma sanayisi..

Savunma sanayisinin temelleri 1990’lı yıllarda (daha önceleri hatta) atıldı, ABD’ye - dışa olan olan bağımlılığı azaltmak, dış politika ve ülke üzerinde silah ipoteğini kırmak, milli bir savunma yaratabilmek için... ASELSAN’lar, HAVELSAN’lar vb. hepsi kendilerinden çok önce faaliyete geçti. Tamam bunlar da destekleri ve siyasi meyvelerini yiyorlar.

İHA’lar SİHA’lar da bu konuya gönül vermiş Bayraktar ailesinin başarısıdır. Tamam, devlet alımları ve destekleri ile hızla büyüdüler ve önemli ve yaratıcı çözümler sundular.

Özelleştirmeler konusuna devam, dünkü dipnotuma giremedim henüz: Özelleştirmeler ekonominin çökmesini niye engellemedi?



ORHAN BURSALI İsimli Yazarın Diğer Yazıları