Başka bir dünya...

Okunma Sayısı: 1602    |    Yazı Tarihi: 03.12.2021

Başka bir dünya olduğu aşikâr. Çünkü bu dünya gerçekleri ile örtüşmüyor.

Bir aydır “piyasada dövizleri Merkez Bankası topluyor, ihtiyacı karşılayacak döviz bırakmıyor” diyor ve rakamları yazıyorum.

Ama kürsülerden “Bu ekonomi modelimizi her denememizde şer güçler saldırıyor, bakın dolarla bizi sınıyorlar” diyorlar.

Yahu matematik var.

Yahu bilim var.

Yahu akıl var.

Hani para kaybedersiniz ve sonra kazanırsınız ama realiteyi kaybedince yeniden kazanmak zor oluyor.

Bakın dün Merkez Bankası Başkanı bizzat “döviz rezervlerimiz istikrarlı şekilde artıyor ve artırmaya devam edeceğiz” dedi. Resmen ‘ülkeye gelen dövizi ben topluyorum’ dedi aslında.

Ama gerçeğin ne hükmü var ki.

Varsın biz dövizi şer güçler yükseltiyor diyelim. Nasılsa bizim dünyamız farklı...

***

Bir başka gerçek hikâye de şu: Öncü göstergeler, sanayiciler, tüccarlar vs herkes fiyatlandırma yapamadıklarını, üretimlerinin sekteye uğradığını, ekonominin durmaya başladığını söylüyor.

Ama kürsüler başka dilde.

Meğerse yeni ekonomi denemesine geçince uçmaya başlamışız. Hem de hemen uçuyoruz.

Oysa elektrik tüketimindeki büyümenin yavaşlaması, ithalatta yatırım malının azalma eğilimine girmesi, İSO-PMI ve MÜSİAD-Sameks endeksleri başka şey söylüyor.

Gerçi göstergelerin ne önemi var ki? Ülkemizde rakamların dili başka, siyasetin dili başka.

Kurum Başkanı bile kendi rakamına bakmadan konuşabiliyorsa daha ne söylenebilir ki?

***

Bugün herkes ülkede pahalılık ve geçinme sıkıntısının sürekli arttığını görüyor. Sokaklarda kuyruklar almış başını gitmiş ve bu yoksulluk verileri rakamlara da yansıyor.

Ama kürsülerden ne kadar mutlu mesut olduğumuz haykırılıyor.

Aslında en büyük gerçeği dün verdik. Ülkede toplam faiz gideri yıllık 550 milyar civarında olacak. Bu faiz giderinin karşılığında tasarruf sahiplerinin aldığı faize hiç değinmiyorum bile. Nitekim yılın ilk 9 ayında ülkemiz de bankaların net faiz geliri sadece 145 milyar lira.

Faizden yılda 100-150 milyar lira tasarruf yapacağız diye sadece üç ayda kurları patlattık. Ve bu sayede ülke borçlarını 3,2 trilyon lira artırdık.

Acaba kim nasıl 150 milyar için 3,2 trilyonu yakar?

Bu sayede ülkemiz ucuzluk cenneti oldu. Ama yabancılara....

Şirketlerimiz sudan ucuza geldi.

Değerlerimiz 5 paraya düştü.

Ama kahramanlık yazabiliyoruz yine.

Çünkü bu dünya başka dünya.

Bu dünyada rakam yok

Bu dünyada bilim de yok

İşte o nedenle

Ülkenin batışını bile

Kurtuluş savaşı olarak

sunabiliyoruz.


İBRAHİM KAHVECİ İsimli Yazarın Diğer Yazıları