Konut&gıda sorunu nasıl çözülecek?

Okunma Sayısı: 509    |    Yazı Tarihi: 12.04.2022

Bugün konut fiyatları adeta realiteden kopmuş şekilde uçuyor. Ümraniye’de 3+1 daire fiyatı ABD’de 3 katlı malikane fiyatına erişti.

Neden acaba?

Maliyetler arttı derseniz bu iş o kadar basit değil. Bugün orta sınıf bir inşaatın m2 yapım maliyeti 4-5 bin lira aralığındadır. Yani yaklaşık 100 m2 bir dairenin arsa hariç yapım maliyeti 400-500 bin liraya gelir.

İyi ama konut fiyatları milyon liralardan başlıyor. Bu nasıl izah edilecek?

***

Çok mu talep var?

Yoksa arz mı az? (İnşaatlar mı yetersiz)

İyi ama biz “AK Parti bütün parayı betona gömdü derken yanlış mı dedik? Soruyu tersten soralım: AK Parti inşaata bu kadar para yatırtmasaydı bugün konut ihtiyacı çok daha elzem mi olacaktı?

O zaman şuna da cevap bulalım: Yeni gelen iktidarlar beton desteğini daha da artırarak sürdürmek zorunda mı kalacak?

Hayret verici bir durumla mı karşı karşıyayız... (Aslında değil)

***

Ortada bir terslik olmalı. Ama ne?

Mesela AK Parti beton partisi diyoruz ama ev sahipliği artmamış; tersine kiracıların oranı %20,9’dan %26,2’ye yükselmiş. Her 4 kiracının yanına 1 kiracı daha eklenmiş.

Kim aldı bu evleri; ya da kim alıyor bu daireleri?

***

Geçen hafta Salı akşamı Halk TV’de “Kayda Geçsin” programında Ocak 2022 ücretlerini açıkladım.

SGK verilerine göre, bir çalışanın aylık brüt ücreti 7 bin 734 liraymış. Bunun net ücret karşılığı 5 bin 530 lira demek oluyor.

Gelin hesap yapalım: 16 milyon çalışanın aylık net maaşı 5.530 lira. Sizce bu maaşla kaç kişi milyon liralık daireler alabilir veya kirasını ödeyebilir?

Bu işte bir terslik yok mu?

O zaman fiyatlar neden uçuyor?

***

Bu işin bir çok parametresi var. Sanırım ilk sıralarda “mülkiyet koruma güdüsü” yatıyor.

Ortada Nass var diyerek suni şekilde faizler indirilince hemencecik kur arttı, enflasyon patladı.

Bir bağ kıvırcık fiyatı 2-3 liradan 12-13 liraya çıkarsa vatandaş alım gücünü nasıl koruyacak? Varlıkların değerini koruma güdüsü ve fiyatların daha da artacağı düşüncesi vs nedenlerin de eklenmesi ile konut fiyatları adeta uçtu gitti.

Şimdi biz faiz indirerek topluma iyilik mi yaptık; yoksa en temel haklarından olan barınma ve beslenme haklarını zora mı soktuk?

Bence çok önemi yok... Dün yazdığım gibi... AK Parti’nin kemik seçmeni en temel haklarını kaybetseler de siyasi tutkularını kaybetmiyorlar. Tek varlıkları evlatları-torunları bile değil. Çünkü evlatlarının-torunlarının geleceğinin satılmasını bile alkışlayabiliyorlar. Sanırım tek varlıkları liderlik tutkuları...

***

Bugün tarlada 3-4 lira olan domates marketlerde 25-35 liraya satılıyor. Yine tarlada 3-4 lira olan kıvırcık market-manavlarda 15-20 liraya satılıyor. Buna benzer sayısız örnek var...

Kimse de çıkıp “Yahu bu varlık içinde bu yokluk ve pahalılık neden oluyor?” demiyor.

***

Bu ülke resmen varlık içinde yokluk çekiyor.

2013-2021 arasında yaklaşık 9 milyon nüfus artmış. Bu nüfus artışı en fazla 3 milyon konut ihtiyacı doğurur. Oysa ülkede yapılan konut 7 milyon. Yani inşaatta arz sıkıntısı sözkonusu değil.

Maliyet sıkıntısını yazdım; mevcut fiyat artışını aklileştirmez.

Geriye arsa ve rant kalıyor...

Sorarım size... Ali Babacan rantı vergilendirelim dediğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan “Vatan satmak nasıl olur; yüksek faizle....” demişti.

Şimdi evinizi satmak zorunda kaldığınızda zamanında atılması gereken adımların atılmaması ile ne duruma gelindiğini anlamış olursunuz.

Önemli olan zamanında bu tepkiyi koymak ve önlemi almaktır.

***

Muhalefet açısından da sormak lazım: Sahi siz bu beslenme ve barınma sorununu nasıl çözeceksiniz? Çözüm modelinize örnek olarak somut önerileri toplum görmek-duymak ister.


İBRAHİM KAHVECİ İsimli Yazarın Diğer Yazıları